Salı, Mayıs 10, 2022

Vegan Cacık


 

Malzeme:

* Vegan Yoğurt

* Salatalık

* Sızma Zeytinyağı

* Su

* Tuz

* Nane


Hazırlanışı:

* Vegan yoğurda su katarak dilenen kıvamda inceltilir.

* İçine gene dilenen miktarda ince ince kıyılmış salatalık katılır ve karıştırılır. Çok yoğun kıvam alırsa biraz daha su katarak inceltilebilir.

* Cacığın üzerine biraz sızma zeytinyağı dökülüp nane ile süslenir.


Neden Bu Tarif?

Şimdi belki diyorsunuz ki cacık tarifine de ne gerek vardı? Ben yaz yemeklerinin yanında ya da tek başına her zaman cacığı çok severim. Cacık örneğin bezelye ve pilavın yanına çok yakışır, ya da herhangi başka bir yemeğin de.

Aslında bu tarifi vermemin nedeni Vegan cacık yapılabileceğinizi de hatırlatmak içindi.


Benim Tavsiyem:

Elbette cacık tüm yıl boyunca yenilebilecek bir şey ama ben gene de size salatalık zamanında doğal salatalıkla yapmanızı tavsiye ederim.

Vegan yoğurdunuzu kendiniz de yapabilirsiniz ama artık günümüzde çok çeşitli Vegan yoğurtlar da bulunuyor Vegan dükkanlarda satılan.

Ben hepsine bayılıyorum ama favorim olan yoğurt her zaman tüm ürünlerimi satın aldığım Vegan Dükkân'dan aldığım Trakya Çiftlik'in Vegan Yoğurdu.



Bu arada belirtmeliyim ki uzunca bir süredir Trakya Çiftlik ürünleri favorilerim. Yalnızca yoğurt değil. Tüm Vegan peynirlerine, Vegan sucuk ve sosislerine de bayılıyorum. Çok çeşitleri var. Denemenizi tavsiye ederim.

Vegan Yoğurda geri dönersek, ben bu yoğurtla sadece cacık değil, ayran da yapıyorum, hatta içine sarımsak katıp Vegan martımın üzerine de döküyorum.

Cacığınızda sarımsak seviyorsanız katın bence, çünkü bu Vegan Yoğurt sarımsağı çok güzel taşıyor.


Afiyet Olsun! 

Pazartesi, Mayıs 09, 2022

Bezelye


 

Malzeme:

* Bezelye

* Sızma Zeytinyağı

* Dereotu

* Tuz

* Su


Hazırlanışı:

* Kabuklarını soyup iyice yıkadığınız bezelyeyi bir tencereye konur

* Üzerine dilenen miktarda ince ve küçük doğranmış dereotunu eklenir.

* Biraz tuz ve sızma zeytinyağı ekleyip bezelyelerin üzerini örtecek kadar (hatta biraz daha fazla olabilir) su konur tencereye.

* Tüm bu malzeme orta yükseklikteki ateşte bezelyeler yumuşayıp yenecek hal alana kadar pişirilir.


Neden Bu Tarif?

Yaz yemeklerinin en eğlencelisidir bezelye. Taze bezelye zamanında yapılması kolay ve oldukça da doyurucudur.

Ben bayılırım bezelyeye. Bütün yaz yiyebilirim. Ağırlık yapmayan, kilo da aldırmayan bir yemektir.

Aslında bu tarifi yazdığım gün canım bezelye çekti ve pişirdim. Sonra aklıma geldi ki bloga bu tarifi yazmamışım. Hemen ekledim. :)


Benim Tavsiyem:

Yazın en keyifli yemeklerinden biri olan bezelyeyi ben çocukluğumdan beri ana yemek olarak görmüşümdür. Bazıları bezelyeyi garnitür gibi kullanır. Bunu hiç yapmam. Konservesini de almam.

Fakat yazın bolca bezelye alıp ayıklar ve buzluğa atarım. Olur olmaz zamanlarda olur da canım çekerse hemen elimin altında bulunsun diye yaparım bunu ve inanın iyi de oluyor. Çünkü bezelye mevsimi pek uzun sürmüyor.

Size tavsiyem bezelye yapacağınız zaman yanına da bir pilav yapın. Hatta onun yanına Vegan yoğurt ile yapacağınız bir vegan cacık da çok yakışacaktır.

Afiyet Olsun!

Pazar, Aralık 12, 2021

 Sorgül Ekmeği


Malzeme:


* 500 gr Sorgül buğdayı unu
* 2 küçük ölçek maya
* 1,5 küçük ölçek tuz
* 2 büyük ölçek zeytinyağı
* 3 büyük ölçek soya sütü
* 330 ml su

Hazırlanışı:

* Bir kabın içine Sorgül buğdayı unu konur.
* Unun ortasına bir çukur açarak içine sırayla maya, tuz, soya sütü, zeytinyağı ve en son da su konur.
* Elle tüm malzemeler birbirine iyice karışana dek yoğurulur. Yaş bir hamur elde edilecektir.
* Elde edilen ekmek hamuru üstü örtülerek en az 13-14 saat sıcak bir köşede bekletilir.
* Kabarmış olan ekmek hamuru bir fırın kabına konur ve daha önceden ısıtılmış olan fırında 180-200 derecede 1,5 saat kadar pişirilir.
* Ekmek piştikten sonra soğuması için dışarıda biraz bekletilir ve daha sonra fırın kabından çıkartılır.

Neden Bu Tarif?

Sorgül buğdayını keşfettiniz mi bilmiyorum ama geleceğimizi kurtaracak bir şey olduğunu söyleyebilirim.

Sorgül buğdayı tarımın başladığı yer olan Mezopotamya'nın en eski buğdayı. Bölgedeki tüm iklim değişikliklerine ve beklenmedik iklim koşullarına dayanıklı ve ekildiği alanda topraktaki stresi de azaltan bir buğday Sorgül ve susuz yetişiyor. Bu da önümüzdeki zaman diliminde en büyük sorun olacak susuzluğa karşı en iyi önlem.

Sorgül buğdayını Mezopotamya'da, Mardin'de Ebru Baybara Demir yeniden toprakla buluşturdu ve çok büyük miktarlarda üretiliyor, Konya Ovası'ndaki deneme de başarılı oldu ve orada da yetişiyor artık. Sorgül buğdayı tescilli en eski ata tohumu.

Sorgül buğdayından yapılmış ekmeği ilk kez gene Ebru Baybara Demir'in "El Ele, Elden Ele & Topraktan Tabağa" projesi kapsamında denemiştim, sonra kendim de yapmak için bu undan aldım ve denedim. Harika sonuç aldığımı söyleyeyim.

Sorgül buğdayından ekmek dışında, makarna da yapılıyor ve pasta, çörek, kek gibi tarifler için de kullanılabiliyor.

Benim Tavsiyem:

Bu tarifi mutlaka harfiyen uygulayın, o zaman harika bir sonuç alacağınızı göreceksiniz.

Özellikle ekmek yapımında en dikkat etmeniz gereken şey hamurun en az 13-14 saat dinlenmiş olması. Ben bu tarifte fotoğrafını gördüğünüz ekmeğin hamurunu ilk defa 20 saat dinlendirdim ve harika bir sonuç aldım.

Ekmeğin 1.5 saatte piştiğini belirtmeliyim. Pişerken çıkan koku başınızı döndürecek. Yalnız sakın korkmayın, oldukça sert bir kabuğu var ve bu da çok büyük bir avantaj. Çok iyi koruyor bu kabuk ekmeğinizi. Gayet kolay kesiliyor ve yemesi de çok keyifli.

Ekmeğinizi birkaç gün dışarıda tutabilirsiniz ama ben buzdolabında saklamanızı tavsiye edeceğim. Çok uzun süre dayanan bu ekmeğin buzdolabından çıktığında oda sıcaklığında gayet keyifle kendine geldiğini göreceksiniz. Isıtarak ve kızartarak da yiyebilirsiniz.

Bu ekmeği her tarifinizde kullanabilirsiniz, atıştırmalıklar, sandviçler her şey yapılabilir.

Sorgül ekmeğini çok kalın kesmeyin derim. İnanılmaz doyurucu. 

Ben fırın kabanda yapıyorum ama siz çok güzel şekiller vererek değişik formlarda da yapabilirsiniz ekmeğinizi. Ben fırın kabına mutlaka yağlı kâğıt koyuyorum, gerçi ekmek yapışmıyor kaba ama olsun, temiz oluyor. Bir de ekmeği fırına vermeden önce üzerine çizik(ler) atıyorum bir bıçakla ve çok az su ve biraz da Sorgül unu serpiyorum.

Bu ekmeği elde yapmanızı tavsiye ederim. Hamur hemen toparlıyor kendini, hiç uğraştırmıyor. Çok keyif alacaksınız.

Siz tabii isterseniz hamura başka malzemeler de (zeytin, haşhaş tohumu vs) katarak değişik ekmekler yapabilirsiniz ama ben ilk seferde mutlaka sade denemenizi tavsiye ederim.

Sorgül buğdayını nasıl alabilirim diye soranlara:
https://www.topraktantabaga.com.tr

Afiyet olsun!

Perşembe, Kasım 19, 2020

GOLD LATTE



Malzeme:

* Soya sütü

* Zerdeçal

* Tarçın

* Zencefil

* Toz Karabiber

* Şeker


Hazırlanışı:

* Bir çay kaşığının alacağı kadar zerdeçal, tarçın, zencefil ve biraz karabiberi soya sütüne katıp topaklar kalmayıncaya kadar iyice karıştırın.



* İsterseniz biraz şeker de ilave edebilirsiniz.

* Elde ettiğiniz karışımı kısık ateşte kabarana kadar pişirin.



Neden Bu Tarif?

Soğuk sonbahar ve kış günleri ve gecelerinde hem içinizi ısıtacak hem de metabolizmaya çok faydalı olacak bir tarif bu. Tadı da çok güzel. Hastalıklara karşı daha dirençli olmanızı ve uyku sorununuz varsa çok daha çabuk ve rahat bir uyku uyumanızı da sağlayacaktır Gold Latte.


Benim Tavsiyem

Gold Latte'de en dikkat etmeniz gereken şey, soya sütüne katacağınız zerdeçal, tarçın, zencefil ve toz karabiberin hepsinin toplamda bir çay kaşığına sığması.

Zerdeçal baş rolde olmalı. En fazla ondan koymanızı tavsiye ederim. Biberi en az koyun.

Şekeri de keyfinize göre katabilirsiniz. Ben bu tür içecekleri biraz tatlı severim. O nedenle bir çay kaşığı Hindistan Cevizi şekeri katıyorum.

Tarçına çok düşkünseniz bence servis yaparken üzerini ayrıca tarçınla süsleyebilirsiniz.

İsterseniz tüm bu karışıma biraz su da katabilirsiniz. Ben öyle yapıyorum gayet güzel oluyor tadı.

Soya sütü de ne kullanırsanız fark etmez. Badem sütü ile de yapabilirsiniz başka bitkisel sütlerle de.

AFİYET OLSUN!













Çarşamba, Haziran 24, 2020

Yaz Neşesi Buzlu Çay



Malzeme:

* Çay
* Su
* Limon suyu
* Nane


Hazırlanışı:

* Evde demlediğiniz çayın demini bir süzgeçten geçirerek buzluğa girebilecek bir kaba aktarın. Cam bir kap olmasını tercih edin.

* Kabın içindeki çay deminin üzerine su katın. Sıcak olması gerekmiyor, soğuk olabilir.

* Çayınızı buzluğa koyup soğuyana kadar bekletin.

* Çayınız soğuduktan sonra buzluktan çıkartıp servis için kullanacağınız kaba alın ve içine istediğiniz miktarda su ilave edin.

* Çayınıza dilediğiniz miktarda limon suyu katın.

* Son olarak da çayınızın içine dilediğiniz kadar taze nane yaprakları atın.

* Bu karışımı buzdolabınızda tutup canınız istediğinde içine buz katarak veya buzsuz soğuk olarak servis edebilirsiniz.

Neden Bu Tarif?

Yaz günlerinde havalar sıcakken ve sürekli su kaybederken elbette en iyisi su içmektir. Ama bazen insanın canı başka şeyler de çekiyor.
Elbette harareti en güzel dindiren şeylerden biri, çoğu insan tam tersini düşünse de, sıcak bir çaydır.
Bazen de soğuk bir çay neşenize neşe katar.
İşte böyle günler için, hatta yalnızca yazın değil her zaman yapabileceğiniz çok kolay ve hızlı bir tarif size.

Benim Tavsiyem:

Buzlu çay için evde demlediğiniz çayı mutlaka süzgeçten geçirerek kullanın, poşet çayları suya atarak denemeyin, poşet bile olsa mutlaka normal demlenmiş çayla yapmanızı tavsiye ederim.
Limon suyu çok güzel bir tat verecektir. Ben örneğin fotoğrafta gördüğünüz kaba yarım limon suyu sıkıyorum. Miktarı sizin damak zevkinize kalmış.
Nane de çok hoş bir başka tat elbette. Sevmiyorsanız kullanmayabilirsiniz ama bence deneyin, inanılmaz ferahlatıcı ve mis gibi kokan bir buzlu çay olacaktır. Naneyi de dilediğiniz kadar kullanın ama çok fazlası acı bir tat verir, aklınızda bulunsun. Ben gene mesela bu fotoğraftaki kaba 5-6 sap nane atıyorum.
Aniden gelen ve sürpriz yapan misafirler için de size kolaylık olur bu tarif.

AFİYET OLSUN!


Pazartesi, Şubat 05, 2018

Yeşil Kış Çorbası




Malzeme:

* Kereviz
* Havuç
* Pırasa
* Brokkoli
* Ispanak
* Pazı
* Soğan
* Sızma zeytinyağı
* Tuz
* Kara biber
* Kişniş
* Yenibahar
* Kimyon
* Zerdeçal


Hazırlanışı:

* Havuç, kereviz, pırasa, brokkoli, ıspanak ve pazı iyice yıkanıp iri şekilde doğranır.


















* Tüm sebzeler diri kalacak şekilde haşlanır. Hepsi blenderdan geçirilir kalın bir püre haline getirilir.



* Büyükçe bir tencerede zeytinyağında arzu edildiği kadar soğan çevrilir.


* Tüm sebze püresi zeytinyağlı soğana katılır, tuz ve karabiber eklendikten sonra sebzelerin haşlandığı su yeterince miktarda püreye eklenir ve çorba pişmeye bırakılır.


* Çorba pişmeden kısa bir süre önce kişniş, yenibahar ve kimyon katılıp karıştırılır. Çorba ateşten alınmadan hemen önce de toz zerdeçal katılıp karıştırılır.


Neden Bu Tarif?

Kış sebzelerini değerlendirmenin çok çeşitli yolları var ama özellikle de bu tarz çorbalar hem doyurucu, hem soğuk günlerde insanın içini ısıtan hem de zayıflamak isteyen veya detoks tarzı bir şeyler isteyenler için çok iyi bir alternatif. Tek sebze ya da bakliyattan yapmaktan daha da lezzetli.

Benim Tavsiyem:

Bu çorbayı tamamen kendim uydurup yaptım ve oldukça başarılı oldu. Aslında bu çorbayı herkes kendi yaratıcılığını ve elindeki malzemeyi kullanarak geliştirebilir. Patates, kabak, sarımsak ve daha pek çok şey katılabilir. Baharatlar da tamamen damak zevkine kalmış bir şey. Baharatları dengeli kullanmak da çok önemli. Ben kişniş, yenibahar ve kimyon karışımına bayılıyorum. Zerdeçal da fazla pişmemesi gereken ve çok faydalı bir baharat. kışın mutlaka her çorbaya katılmalı.

AFİYET OLSUN!

Salı, Ekim 18, 2016

ARTIK VEGAN YOĞURDUMUZ VAR...

Yaşasın...

Artık vegan yoğurdumuz var.



Yıllar önce paylaştığım yazılara bakıyorum da, nelerden geçmişiz. Yurt dışından vegan yoğurt getir(t), onu soya sütüyle mayala, yeni yoğurt elde et, zaman içinde soya sütündeki bir iki değişiklik nedeniyle tutmayan yoğurt ve yoğurtsuz kalma durumu, başka yollardan yoğurt yapma, üretme denemeleri ve sonunda vazgeçme aşaması...

Hepsi bitti...

Artık vegan peynirden sonra vegan yoğurdumuz da var...

Trakya Çiftliği tarafından üretilen vegan peynire bayıldığımı biliyorsunuz. Artık vazgeçilmezlerimden biri. Her şeye kullanıyorum.

Aynı firmanın yoğurt üreteceğini duyduğumda havalara uçmuştum. Evet, havalara uçmuştum... Sonunda vegan yoğurdun raflardaki yerini aldığını duyurdu Vegan Dükkan...

Ben de almaya gittiğimde Tarkan elinde mal kalmadığını ve geleceğini söyledi, bekledim, kesin kararlıydım elim boş dönmek yoktu. Başka bir yerde olsa da almam, ben vegan müesseselere destek olunması gerektiğini düşünüyorum...

Beklerken birkaç kişi yoğurt sordu, ben de işlerimi halletmek için çıkıp geri geldim ve ne göreyim, yoğurt sırasına girmiş insanlar. Bekliyorlar... Çok hoşuma gitti... Ne kadar bekleyen varmış yoğurdu demek ki...



Neyse sonunda yoğurt geldi ve ben denemek için 5 tane aldım, peynir ve tofu da alıp eve döndüm.

O arada yoğurt hakkında bazı yazılanları okumuştum. Tarkan'la da sohbet ettik biraz, o da bana bazı fikirler verdi.

Sonuçta damak zevkidir, başkalarının lafı beni fazla bağlamasa da kafama takılan bazı kişilerin tatlı demesi idi...

Eve geldim, en kolay deneme yolu hemen bir cacık yapmak idi... İlk paketi cacık yapmak için kullandım.



Bir paket yoğurdu kendi suyu ile çırptım, sarımsak ve biraz Himalaya tuzu kattım. İki salatalığı minik minik doğrayıp ekledim. Su ile biraz incelttim. Ben çok yoğun ya da su gibi ince cacık sevmiyorum, orta karar olmalı yoğunluğu. Sonra üzerini biraz zeytinyağı ve nane ile süsledim. Arada daha cacıcığı yapmadan bir lokma tadına bakmıştım yoğurdun. ilk tanışma ya, bir şey anlamadım önce pek... Yorum için erkendi yani...

Neyse akşam yemeğinin yanında cacık afiyetle yenildi ve bayıldım... Bana hiç de o kadar tatlı falan gelmedi...

Yoğurtlar 200gr olduğu için az olabilir yapacağınız işe göre ama bir paketten iki öğünlük (ya da iki porsiyon da diyebiliriz) cacık çıktı.

Ertesi gün öğlen o cacık bitti.

Akşam da çok özlediğim bir şeyi yapmaya karar verdim. Eskiden vegan yoğurtla yapmayı pek sevdiğim bir şeyi. Yalancı Mantı...



Makarnayı haşladım. Yarım paket yoğurdu kendi suyuyla çırpıp içine sarımsak kattım. Sızma zeytinyağı ve kırmızı pul biberi ateşte biraz kızdırdım. Makarnanın üzerine önce yoğurdu sonra da yağı döktüm... Fotoğrafı çekip hemen yedim :)

O kadar yakıştı, o kadar güzel oldu ki... Yoğurdun tadı da muhteşemdi... Sanırım alışmaya başladım hemen.

Paketin diğer yarısını da bu yazıyı yazarken yedim bitirdim :)


Şimdi esas konumuz vegan müesseselere destek olmak.

Evet, binbir güçlükle savaşıyorlar, uğraşıyorlar. O kadar önemli bir misyon üstlenmişler ki. İyi ki varlar...

Dünya için, hayvanlar için, hayvan hakları için, kendiniz ve gelecek için bir iyilik yapın: Vegan müesseselere destek olun.

Onları yaşatalım!



Vegan Dükkan

Adres: Sıraselviler Cad. Soğancı Sok No:8/C Cihangir Beyoğlu İstanbul
Tel: 0.212.243 23 83 
Email: info@vegandukkan.com
Pazartesi-Cumartesi 09.30-20.00
Pazar KAPALI

Cumartesi, Nisan 09, 2016

Patlıcanlı, Mantarlı Börek



Malzeme:

* 2 yufka
* 1 patlıcan
* mantar
* sarımsak
* sızma zeytinyağı
* 1 tatlı kaşığı kişniş
* 1 tatlı kaşığı yenibahar
* su

Hazırlanışı:

* Patlıcanlar yuvarlak kesilip sıvı yağda kızartılır.




* Mantarlar arzu edilen şekil ve incelikte doğranır.




* Börek tepsisi yağlanır.



* Bir bütün yufka yağlanmış tepsiye kenarları dışarı sarkacak şekilde yerleştirilir. Yufkaya biraz yağ sürülür, biraz su serpilir. İkinci yufka büyük parçalara ayrılır ve tepsinin içindeki yufkanın tabanı iki parçası ile örtülüp sağlamlaştırılır.



* Kızartılan patlıcanlar ikiye bölünerek tepsiye yerleştirilir, mantar ve bolca sarımsak konur.



Bir kapta sızma zeytinyağı kişniş ve yenibahar katılarak karıştırılır ve malzemenin üzerine sürülür, sonra da malzemenin üzeri yufka parçalarıyla örtülür. Üstteki yufka su serpilerek ıslatılır ve kaptaki yağ gezdirilir üzerinde ve aynı malzeme (mantar, patlıcan, sarımsak) konup yağlanıp yine yufka ile örtülüp bir kat daha aynı şey yapılır. Yani üç kat bu şekilde yapıldıktan sonra üçüncü katın malzemesinin üzeri de yufkayla örtüldükten sonra en alttaki yufkanın sarkan kenarları malzemenin üzerinde toparlanıp bohça gibi katlanır. Su serpilerek ıslatılıp kalan yağ üzerinde gezdirilir.



* 180 derecede ısıtılmış fırında yarım saat kadar pişirilir.



Neden Bu Tarif?

Değişiklik arayanlar için süper bir tarif olduğunu söylemeliyim. Bunu bugün uydurdum, denedim ve bayıldım. Aslında doğruyu söylemek gerekirse eksik malzeme almışım alışverişte, tekrar çıkıp pazı almaya üşendim, elimdeki malzemeyle yeni bir şey denemek istedim. İyi ki de öyle olmuş. Yaratıcılık sınır tanımıyor vegan yemeklerde de. Misafiriniz gelecek ve ne yapacağınızı bilemediniz, malzeme varsa işte nefis bir seçenek.

Benim Tavsiyem:

Börek tariflerimde genelde pek baharat kullanmam ama bunda hep kullandığım karışımı denedim, yani yenibahar ve kişniş, inanılmaz bir sonuç aldım. Bence hep kullanın, her şeyde kullanın, her şeye çok yakışıyorlar birlikte.

Mardin'de öğrendiğim bir şeydir. Kişniş ve yeni baharı birlikte kullanmayı Mardin'de öğrendim. Mardin'de yemeklerde baharat çok önemlidir ve çok ölçülü kullanılır. Asla o ölçüyü aşmayacaksın ki tadı bozulmasın. Asla baharat tadı yemeğin tadının önüne geçmemelidir. O nedenle benim verdiğim ölçüleri aynen uygulayın.

Bu tarifi birebir uygulayıp tadına varın derim... Malzemeyi tamamen değiştirip siz de yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz ama ısrar ediyorum, ne olursa olsun, kişniş ve yeni bahar bulunsun...

AFİYET OLSUN!

Patlıcanlı Bulgur Pilavı



Malzeme:

* 2 bardak pilavlık bulgur
* 1/2 patlıcan
* kuru soğan
* taze soğan
* 1 tatlı kaşığı kişniş
* 1 tatlı kaşığı yenibahar
* 1 tatlı kaşığı nane
* tuz
* biber
* sızma zeytinyağı
* kaynar su

Hazırlanışı:

* Pilav tenceresine sızma zeytinyağı konur ve yüksek ateşte yağda küçük doğranmış kuru soğan çevrilir, daha sonra küçük ve küp küp doğranmış patlıcanlar eklenip soğanla birlikte biraz çevrilir, bir müddet sonra iyice yıkanıp temizlenmiş 2 bardak pilavlık bulgur eklenir. Soğan, patlıcan ve bulgur biraz kavrulduktan sonra 3 bardak kaynar su katılır ve ateş kısılır.

* Suyun kaynadığı an tuz, biber, bir tatlı kaşığı nane, bir tatlı kaşığı kişniş ve bir tatlı kaşığı yenibahar malzemeye katılıp karıştırılır ve tencerenin kapağı kapatılır.

* Pilav suyunu çekip dişe gelecek yumuşaklığa ulaştığında ateş kapatılır, pilavın üzerine ufak doğranmış taze soğan konur ve temiz bir bez ya da kağıt tencere ile kapak arasına yerleştirilip pilav yaklaşık 20 dakika demlendirilir.

* Pilav demlendikten sonra bez ya da kağıt alınır ve pilav karıştırılır.

Neden Bu Tarif?

Bulgur pilavı çok sağlıklı ve lezzetli bir seçenek. Her şeyle de sunulabilir. Ama bu şekliyle başlı başına bir yemek. Kolay ve hızlı yapılabiliyor olması tercih sebebi olabilir.

Benim Tavsiyem:

Bulgurun -bulabiliyorsanız- organik olanını alın. Ben Urfa'dan özel getiriyorum. Bu tarifi patlıcan sevmiyorsanız ya da sade yapmak arzusundaysanız patlıcanları katmadan da aynen uygulayabilirsiniz.

İstediğiniz malzemeyi çıkarıp istediğinizi katın ama benden tavsiye, baharatları değiştirmeyin. Mardin'de öğrendiğim en güzel şeydir baharat kullanmak, baharatı doğru kullanmak. Baharat asla yemeğin tadının önüne geçmemeli ve mutlaka kişniş ve yenibahar kullanılmalı. Deneyin, bayılacaksınız. Tarifteki zaman diliminde katın, tadı bozulmasın ve ölçülere uyun derim.

Bulgur pilavında en iyi sonuç aynen beyaz pirinçle yapılan pilavdaki gibi 1'e 1,5 ölçü ile alınır. Yani 1 bardağa 1.5 bardak kaynar su katarak.

AFİYET OLSUN!



Cuma, Ocak 15, 2016

Fırında Soya Kıymalı Patates




Malzeme:

* Patates
* Soğan
* Sarımsak
* Soya kıyması
* Biberiye
* Domates salçası
* Sızma Zeytinyağı
* Su
* Tuz
* Kara biber

Hazırlanışı:

* Arzu edilen miktarda patates yuvarlak kesilerek bir cam tepsiye yerleştirilir. Patateslerin üzerine tuz ve biberiye serpilir ve arzu edilen miktarda sıvı zeytinyağı dökülür. Patatesler en az bir-iki saat dinlendirilir.

* Patatesleri fırına koymadan önce arzu edilen miktarda ve halka halka doğranmış soğan ile bolca diş sarımsak ve karabiber de tepsiye eklenir. 




* Arzu edilen miktarda soya kıyması sıcak suda biraz yumuşatılır ve tepsiye eklenir.

* Bir çorba kaşığı domates salçası bolca suyla karıştırılır ve tepsideki malzemenin üzerine dökülür.



* 180 derecede ısıtılmış fırında en az bir saat pişirilir.


Neden Bu Tarif?

Bazen ne yiyeceğini, ne pişireceğini bilemez insan ama bir şeyler ister canı. İşte öyle bir zamanımda uydurduğum bir tarif. Oldukça lezzetli ve doyurucu bir yemek. Tek başına bile gayet zengin görünümlü ve keyifli... 

Benim Tavsiyem:

Bu yemek için çok tavsiyem olacak. Öncelikle fırında patatesi bu tarife göre yapmaya karar verdiğiniz zaman eğer vaktiniz varsa bence geceden bekletin. Yani patates, biberiye, tuz ve zeytinyağı tüm gece birbirine karışsın. Aklınıza geldikçe karıştırın, çevirin... Tabii vaktiniz varsa. Ama vaktiniz yoksa da mutlaka en az bir-iki saat dinlensin çiğ halde zeytinyağının içinde biberiye ve tuz ile birlikte.

Patates sevenlerin mutlaka unutmaması gereken şey, patatesleri fırına sürmeden önce (yani bu tarifte tepsiye koyup dinlenmeye bırakmadan önce) mutlaka sıcak sudan geçirmenin faydası. İçindeki nişastayı alırsınız böylece.

Yine patates sevenlerin mutfakta mutlaka bulundurması gereken bir baharat da biberiye. Unutulan baharatları keşfetmek kadar keyifli bir şey olamaz inanın. Ben tarhun, biberiye ve kişniş delisiyim. Devamlı araştırıp dururum. Biberiye inanın fırında patatese en çok yakışan şey. İsterseniz fırından aldıktan sonra, yerken de kişniş katabilirsiniz. Süper bir tat veriyor. Ben kızarmış patatesi hep kişnişle yerim. Mardin'den alışkanlık.

Bu yemekte ben Urfa'dan aldığım özel domates salçasını kullanıyorum. Müthiş bir tat. Salçayı fazla koymamanızı öneririm. Bir kaşık salçayı suyla eritip bolca su katmak içine en güzel yöntem. Yoksa yemek ekşi olur. Arzu ederseniz biber salçası ve/veya iki tür salça da kullanabilirsiniz.

Bu tarif daha da geliştirilebilir ama ben basit ve doğal şeyleri seviyorum. Dikkat ederseniz benim tariflerim çok çetrefilli, karmaşık tarifler değildir ve birbirine uymayan garip tatlar yoktur. Sebze olsun diye her aklıma gelen sebzeyi katmam mesela bir tarife. Ne yakışıyorsa, ne uyuyorsa, tadı ne bozmayacaksa onu kullanmaya gayret ederim.

Basit olan zordur. Kolay gelsin...

AFİYET OLSUN!