Perşembe, Ocak 09, 2014

Canınız Pizza Çekerse...



Dün canım aniden pizza çekti. Öğlen saatleriydi, sokaktaydım ve çok acıkmıştım. Tarkan'a uğramıştım alışveriş için, Vegan Dükkân'a. Laf lafı açtı, peynir yapımından bahsettik, besin mayası aldım (nutritional yeast), pizza yapmaktan bahsettim... Bilirsiniz, blogda da var, çok da severim vegan pizzayı.

Birden aklıma geldi, 'sen miydin geçenlerde vegan pizza paylaşan bir yerlerde' diye sordum. Instagram'da paylaşmıştı Tarkan bir vegan pizza fotoğrafı, hatırlattı bana. O pizza yediği yeri tarif etti ve pek övdü. Hemen internetten telefonu bulup aradım.

Son derece ilgili bir şekilde her soruma cevap verdiler. Ben Cihangir'deydim, pizzacı ise Tophane ve Karaköy arasında Kılıç Ali Paşa Camii'ne pek yakın bir yerde. Yürüme mesafesi ile bilemedin 15 dakika. Kendime vakit ayırmaya ve orada pizza yemeğe karar verdim.

İyi ki de öyle yapmışım. Rehber olarak zaten İstanbul'da en sevdiğim muhitler Galata ve Karaköy'dür. Oralarda devamlı bir keşif peşinde koşarım. Komodor adlı bu mekânın sokağı rüya gibi. Çok şeker. Mekânı hemen buldum ve içeri daldım.



Harika bir yer, minicik ama çok şirin. Küçücük bir bahçesi de var, kış olduğu için kapatılmış ve ısıtması da var haliyle. Ben bahçede oturdum.

Duyarlı insanlar... Veganlığın aslında temel beslenme biçimi olduğunun bilincindeler ve listelerine bir de vegan pizza eklemişler.



Pizza yemek isteyen herkes için hoş bir mekân, harika salatalar da var. Pizza için sosu kendiniz seçebilirsiniz. Değişik soslar var. Ben domates sosun üzerine biraz közlenmiş patlıcan sosu istedim ve gerisini bildikleri gibi yaptılar.

Pizza gelene kadar bir yeşil çay istedim. İyi ki istemişim, gerek sunumu gekerse tadı harikaydı. İçmeye doyamadım...



Pizza'nın yanında da Sorel tavsiye ettiler. İyi ki onu da denemişim, onun da tadı muhteşemdi. Hibiskus, zencefil ve limonlu Komodor gazozu.

Pizza çok başarılıydı. Günümü güzelleştirdi bu mekân. Yediğim ve içtiğim, yaptığım sohbet cidden paha biçilmezdi.

Aslında pizzanıza istediğiniz pek çok şey ekletebilirsiniz. Böyle bir imkân da var. Meselâ Urla zeytini, mantar, közlenmiş biber, badem vs.

Broşürlerinde şöyle yazıyor:

Komodor, küçücük, tek kişilik mutfağında İtalya yerine Ege Bölgesi'nde icat edilmiş, endemik, orijinal ve alternatif pizzalar hayal edip üretiyor.

Ege'ye has ürünler ve pişirme biçimleri, Ege'den gelen en sağlıklı ve taze malzemelerle, Komodor'un 'slow food' kültürüyle fırında pişiyor.

Komodor'un başka bir yerde yiyemeyeceğinize inandığımız tadları, Ege Bölgesi'nde yetişen ürünlerin mevsimine bağlı olarak sürekli değişiyor.

Belki de bu beni en çok cezbeden tarafı oldu Komodor'un.

Bundan sonra müdavimlerindenim ve takipteyim. Bakalım neler üretecekler daha?

Şimdilik yalnızca Cihangir'e servisleri de var, hatırlatayım.

Adres: Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak - Karaköy / İstanbul

Telefon: 0212 293 53 00

Çarşamba, Ocak 08, 2014

Kaju Peyniri - 1


Malzeme:

* 130 gr  çiğ Kaju
* 2 çay kaşığı limon suyu
* 1/4 bardak (60 ml) su
* taze çekilmiş karabiber

Hazırlanışı:



- 130 gr kavrulmamış kaju 1 saat suda bekletilir.




- Suda bekletilen kaju iyice yıkanıp temizlendikten sonra 2 çay kaşığı limon suyu, 1/2 çay kaşığı tuz ve biraz taze çekilmiş karabiber ile blendıra konur.



- Bütün bu malzeme biraz blendırdan geçirildikten sonra üstüne su katılarak (1/4 bardak - 60 ml) 2-4 dakika kadar yeniden blendırdan geçirilir.



- Arada sırada kontrol edip pütürlü kalan kısımları da iyice içine karıştırarak krem peynir halini alana kadar blendırdan geçirmeye devam edilir. Elde edilen peynir bir kaba konarak buzdolabına kaldırılır.



Neden Bu Tarif?

Türkiye'deki veganların en büyük sorunu hâlâ peynir çeşitleri. Tofu bulunuyor gerçi ve bazı yeni denemelerle karşılaştığımız da doğrudur ama yeterli peynir çeşidi ne yazık ki yok veganlar için.

Bu durumda kimi zaman iş başa düşüyor. Ben bugüne kadar peynir yapma işinden uzak durdum, çünkü tofu bana yetiyordu. Gerçi hâlâ da yetiyor ve bana başka bir tadı aratmıyor ama nedense değişik peynirler deneme ve paylaşma isteği oluşuverdi birden bire bende.

Kaju peyniri tadını pek severim ama başarılı olamayacağım ve pahalı bir malzemeyi boşa harcayacağım korkusuyla hep kaçınmıştım yapmaktan. Dün iyi ki aniden karar verip gece yarısı peynirciliğe soyunmuşum. Sonuç harika.


Benim Tavsiyem:

- Yukarıdaki tarif temel bir tarif, istendiği takdirde malzemeye eklemeler yapılabilir damak tadına göre.

- Taze çekilmiş kara biber şayet karabiber düşkünlüğü yok ise fazla kaçırılmamalı. Ben biraz fazla tuttum, çünkü karabiber katkılı peynirlere vegan olmadan önce oldukça düşkündüm.

- Arzu edilirse kırmızı pul biber, sarımsak, frenk soğanı, değişik taze soğanlar, dereotu, kekik, nane gibi malzemelerden sevilen(ler) eklenebilir.

- Mutlaka kullanılacak olan kaju kavrulmamış yani çiğ kaju olmalı.

- Kaju en az 1 saat suda bekletilmeli. Bu onun yumuşamasını ve peynirin kremsi bir hal almasını, çekildiğinde pütürlerin hızla yok olmasını sağlar. Vakit varsa kaju 24 saate kadar suda bekletilebilir. Ne kadar uzun bekletilirse o kadar kremsi bir peynir elde edilir. Fakat hiç vakti olmayan bile en az 1 saat mutlaka suda bekletmelidir.

- Bundan sonra blogumun bu köşesinde deneyeceğim değişik peynir tariflerini paylaşacağım. Takipte kalın!

AFİYET OLSUN!

Perşembe, Ocak 02, 2014

Elmalı ve Tarçınlı Su



Malzeme:

* elma
* çubuk tarçın
* su

Hazırlanışı:

- Bir elma ince ince dilimlenir ve bir sürahinin dibine yerleştirilir. Üzerine bir tane tarçın çubuğu konur. Sürahi, elmaların üstünü örtüp biraz aşacak şekilde su doldurulur.

Neden Bu Tarif?

Zaman zaman değişik bir tat hoş oluyor. Zaman zaman insan arınmak istiyor. İşte bu tarif tam da böyle zamanlar için.

Elma ile tarçının faydaları ve antioksidan özellikleri düşünülürse, aslında zaman zaman değil, devamlı yapıp hep el altında bulundurmak gereken bir su bu.

Zayıflatıcı özelliği de var. En önemlisi vücudu arındırıp temizliyor.

Bu suyu denedikten sonra başka içecek aramayablirsiniz.

Benim Tavsiyem:

- Bu suyu hazırlarken kullanacağınız elmayı zevkinize göre seçin. Yeşil seviyorsanız yeşil elma vs.

- Ben bir adet tarçın çubuğunu yeterli buluyorum, çünkü elma tadının baskın çıkması benim damak tadıma daha uygun ama siz tarçın tadını daha baskın istiyorsanız 1,5 çubuk kullanmanızı tavsiye ederim, iki adet fazla oluyor ve acı bir tat bırakıyor damakta.

- Su içmeyi sevmeyenler için ideal çözüm. O kadar güzel bir tadı var ki, çok kısa sürede günlük su ihtiyacınız kadar tüketeceğinizden emin olabilirsiniz.

- Yukarıdaki tarife göre suyu hazırlarken arzu ederseniz suyu koymadan önce biraz buz da koyabilirsiniz elma ve tarçının üstüne.

- Su azaldıkça sürahiye su ekleyin. Elma ve tarçını 3-4 sürahi su tüketene kadar kullanın, sonra yenisiyle değiştirin.

AFİYET OLSUN!


Cuma, Aralık 27, 2013

Zeynep'in Yılbaşı Kurabiyeleri



Malzeme:

* 1 su bardağı sızma zeytinyağı
* 50 gr esmer şeker
* un
* 1 çorba kaşığı sirke
* 1 paket vanilya
* 1 tatlı kaşığı zencefil
* 2 tatlı kaşığı tarçın
* 1/2 su bardağı elma rendesi



Hazırlanışı:

- Yağ ve şeker mikserde hızlı kademede, şeker halloluncaya kadar çırpılır.

- Un haricindeki tüm malzeme azar azar ilave edilir.

- En son olarak mikserin devri düşürülerek un azar azar katılır.

- Hamur kıvamını aldığı zaman yağlı kâğıda sarılarak 1/2 - 1 saat kadar buzdolabında bekletilir.

- Merdane ile açılan hamurdan kalıpla şekiller çıkartılır.

- Kurabiyeler 170 derecede kenarları pembeleşene kadar 12-15 dakika pişirilir.




Zeynep'in Tavsiyesi:

- Bu tarifte en önemli olan şeyin şeker ve yağı tam olarak karıştırmak olduğunu unutmamak gerekir.

- Keten tohumu ve muz gibi elma da yumurta yerine bağlayıcı malzeme olarak kullanılabilir. Bu kurabiyelere yakışan tat elmadır. Arzu edildiği halde 1/2 su bardağından fazla da kullanılabilir, 1 su bardağı örneğin.

- Hamur çok yağlı olursa daha fazla un katmak gerekecektir. Daha az kurabiye için zeytinyağını daha az tutmak gerekir.

- Zencefil ve tarçın bu kurabiyelerin olmazsa olmazıdır. Normalde tarçın öne çıkan bir tat olmalıdır ama damak zevkine bağlı olarak bu değiştirilebilir. Zencefil ve tarçın ölçülerini herkes kendi damak zevkine göre ayarlayabilir.

- Arzu edildiği takdirde içinde katı yağ olmadığına emin olduğunuz badem şekeri (bu ölçülerdeki tarif için 3 adet yeterlidir) ya da gene damak zevkine uygun herhangi bir pekmez de kullanılabilir.

AFİYET OLSUN!







Salı, Mayıs 14, 2013

Domates Köftesi


Malzeme:

* domates
* nane
* soğan
* ekmek
* un
* kırmızı toz biber
* siyah toz biber
* deniz tuzu
* sızma zeytinyağı

Hazırlanışı:

- Domatesler yıkanır ve kabukları soyulur. (Arzu edilirse, kabuklarının daha rahat soyulması için kısa bir müddet sıcak suda bekletilir.)


- Naneler yıkanır ve ufak doğranır.


- Soğan doğranır.



- Domatesler de çok ufak doğranır. Nane, soğan ve domatesler bir kaba alınır.


- Evde bayat ekmek varsa bir iki dilim ufak ufak kesilip malzemeye katılır. (Bayat ekmek yoksa taze ekmek de olur. Esmer ekmek tercih edilmeli.)


- Tüm malzemeye biraz un eklenir.


- Kaptaki malzemeye kırmızı toz biber, siyah toz biber, deniz tuzu ve biraz sızma zeytinyağı katılır. Çok kalın bir bulamaç elde edene kadar karıştırılır.


- Elde edilen malzemeden kopartılıp elde yuvarlayarak orta boy toplar yapılır ve una bulanır.


- Domates köfteleri sızma zeytinyağında iki tarafları da iyice kızarana kadar birkaç dakika boyunca kızartılır.



Neden Bu Tarif?

Son Yunanistan yolculuklarımda köy ve fakir mutfağı diyebileceğimiz mutfakları inceleme ve araştırma şansım oldu. İnsanın elinin altındaki malzemeyle, doğanın ona sunduğu nimetlerle hatta yoklukta bile ne muhteşem şeyler yapabileceğini gördüm. Tüm bunları "Yunanistan'da Vegan Olmak" adlı bir yazıda paylaşacağım sizlerle bugünlerde.

Bu tarifte gördüğünüz gibi sıra dışı ve evinizde olmayacak bir malzeme yok. Belki o an taze nane bulunmayabilir. Bu da sizi belki mutfağınızın camında ya da balkonunuzda bazı şeyleri yetiştirmek için heveslendirecektir. Misafir geldiğinde evde bir şey yoksa bile hemen imdadınıza koşabilecek bir tarif. İki domatesiniz mutlaka vardır bir yerlerde diye düşünüyorum. Bu tarifi uygularken  saksıdan nane kopartıp bu karışıma attığınızı hayal edin. Ne güzel değil mi?

Tadı da müthiş. Ben deli oldum. Domates köftesi aslında Yunan Adaları'na ait bir tarif ama köy mutfağının ve fakir mutfaklarının baş tacı. Her yemeğin yanında bir kurtarıcı.

Benim Tavsiyem:

Taze nane mutlaka daha lezzetli kılacaktır domates köftelerinizi ama diyelim ki yok, kuru nane de kullanabilirsiniz.

İki tane büyükçe domatesten on adet domates köftesi çıktığını hesap ederek oranları arttırabilir ya da azaltabilirsiniz. Ama inanın ne yemek sunarsanız sunun yanında müthiş bir tat olacaktır bu domates köfteleri.

Kendi başına bir yemek yerine de geçer hele hele iyi bir şarapla sunulursa.

AFİYET OLSUN!

Pazar, Ocak 27, 2013

Timsah Biberler


Gene annemin bir buluşunu paylaşayım sizlerle.

Timsah biberler.

Bayıldım.

Ben acı biber sandım meğer tatlıymış, Çarliston biber de değil, yeme biberi mi ne deniyormuş. Her neyse.

Turp da en sevdiğim şeydir, bilir annem. Aklına gelmiş ve hemen böyle bir şey yapmış. Ben de daha bitmeden fotoğraflayıverdim. Sonrasında etrafını başka yeşilliklerle de süsledi ama ben timsahları görün istedim.

Turpları gül gibi kesiyorsunuz, biberleri de ikiye ayırıp turpları biberlerin içine oturtuyorsunuz.

İşte size harika bir salata tabağı için iki malzeme. Gerisi sizin hayal gücünüze kalmış.

Çocuklara salata ve çiğ şeyleri sevdirmenin yolları bunlar ama sanırım büyüklere de.

Afiyet Olsun!



Perşembe, Aralık 20, 2012

Pargalı İbrahim Paşa Mantısı - 1 (*)


Malzeme:

* Vegan mantı
* sarımsak
* silken tofu
* nane
* su
* zeytinyağı
* kırmızı pul biber

Hazırlanışı:

- Bolca su kaynatılır. Kaynamış suya kişi başı 150 gr vegan mantı atılır. En az 7-10 dakika kadar mantı kaynar suda haşlanır.

- Tofu yoğurdu yapmak için silken tofuyu arzu ettiğiniz kadar sarımsak, nane ve suyla birlikte yoğurt kıvamına gelinceye kadar blendırdan geçirilir.

- Arzu edilen miktarda zeytinyağı kırmızı pul biber katılarak kızdırılır.

- Haşlanmış olan mantı bir süzgeç yardımıyla tabağa alınır ve üstüne sırasıyla önce tofu ile hazırlanmış olan yoğurt, sonra da kızgın zeytinyağı dökülür.

Neden Bu Tarif?

Mantı tarifi daha önce de vermiştim ama zaman içinde çok şey değişti, değişiyor ve umarım daha da iyiye gidecek ve daha da değişiklikler olacak.

Artık Vegan mantı var. Eskiden ben arardım bulurdum, hamurunda yumurta olmadığına emin olduğumuz soya kıymalı mantılardan yapardık bu yemeği. Şimdilerde benim her zaman alış veriş etmekten büyük keyif aldığım Ecolife Tarkan'da özel olarak hazırlanmış değişik mantı çeşitleri bulmak mümkün.



Ben ilk olarak soya kıymalısını denedim. Ama iki çeşit daha var, ıspanaklı ve adaçaylı-kabaklı mantı. Enteresan olabilir, onları da deneyeceğim.

Mantı büyük bir keyif benim için. Herkese öneririm. Ayrıca vegan olmayan halinden de çok daha lezzetli.

Benim Tavsiyem:

Bu mantıyı mutlaka iyice haşlayın ve sudan çıkartmadan evvel bir deneyin pişip pişmediğini, tam pişmemişse çok sert olup asla tat vermez.

Arzu ederseniz tofu yoğurtsuz yalnızca kızgın zeytinyağıyla da deneyebilirsiniz ya da tersi zeytinyağı koymadan yalnızca tofu yoğurduyla.

Soya yoğurdu bulma ya da yapma şansınız varsa ya da başka tariflerle vegan yoğurt yapabiliyorsanız bunlar da keyifli olur.

Domatesle de pek çok çeşit sos yapılabilir.

Ama bence siz benim yukarıda verdiğim tarifi uygulayın. Her zaman en iyisi vegan yoğurt ve kızgın zeytinyağının birlikteliği.

AFİYET OLSUN!

(*) Büyük ihtimalle bu tarife neden Pargalı İbrahim Paşa mantısı dediğimi merak ediyorsunuzdur. Beni tanıyanlar Pargalı İbrahim Paşa'nın tarihte en sevdiğim kişi olduğunu ve şu sıralar onun bir kurgu romanını yazdığımı bilir.

Bu tarifin bu adı almasının sebebi tam olarak bu değil. Ben bu mantıyı çok sevdim, sosu ve yoğurduyla çok uyumlu, çok hoş, saraylara layık bir tat gibi geldi bana. İbrahim Paşa da oldukça zevkli, zarif ve ağzının tadını bilen bir adammış tarihe bakarsak. Bu nedenle bu mantıyı ona ithaf ediyorum. Gerisi de gelecek...

Perşembe, Kasım 01, 2012

ECOLIFE TARKAN




Tarkan… Ecolife Tarkan…

Bu blogun okurları her yazımın bir yerlerinde bu isimle karşılaştı ilk günden beri.

Alışveriş önemlidir hayatımızda. Sağlıklı beslenmek istiyorsanız, bilinçli ve titiz bir insansanız, vegansanız, vejetaryenseniz, süt ürünleri alerjiniz ya da başka sorunlarınız varsa hayatınızdaki en önemli şeylerden biri doğru ve güvenli alışveriş olur.

Aslında illa yukarıdaki tanımlara da uymanız gerekmiyor. Artık günümüz dünyasında biraz daha bilinçli olmak gerekir. Adil ticaret ürünleri, zulüm içermeyen (hayvanlar üzerinde test edilmeyen) ürün ve gıda konusunda biraz daha duyarlı olmanın zamanıdır.

Benim bu blogumun oluşma sebebi de şuydu: Türkiye’de Türkçe bir vegan blog yoktu o zaman. Dedim ki, herkes İngilizce veya Almanca bilmek zorunda değil, burası da sömürge ülkesi değil, Türkçe bir blog yazayım. Diğer ülkelerin bloglarındaki tariflerde, o ülkelerde bulunup bizde olmayan bir çok malzeme adı da insanın hevesini kırıyor, bu böyle olmaz, Türk mutfağında olsun diğer tüm mutfaklarda olsun bir sürü vegan tarif var, vegan olmayanı da vegana uyarlarım ve böylece insanlar Türkiye’deki şartlarda, elimizdeki ürünlerle yemek yapar ve hayatlarını kolaylaştırırlar.

İşte tam da bu aşamada alışverişin önemi devreye giriyor. Neyi nereden alacağız? Tabii ki hayatımızda başka ekolojik ve organik ürünler satan yerler vardır, ama benim için Cihangir Ecolife vazgeçilmezimdir. Bunu da her yazımda belirtirim. Bunu okuyan ve oraya gidip Tarkan’la tanışan ve alışveriş yapan herkes de anlar nedenini…

Tarkan uzun yıllar boyunca vejetaryen bir diş hekimi iken, radikal bir karar alıp hekimliği bırakıyor, ekolojik ürünler satan bir dükkân açıyor. Tıp bilgisi olduğu için hangi konuyu nerede ve nasıl araştıracağını da iyi biliyor ama şimdiki gibi bir tıkla bilgiye ulaşılacak dönem değil o zamanlar. Çok eskilerden de bahsetmiyorum… Her şey çok hızlı gelişiyor zamanımızda. Neyse, Tarkan da zaman içinde vegan oluyor.

Tarkan’la tanıştığımda ben vejetaryenlikten veganlığa geçme kararımı gerçekleştirme aşamasındaydım. Yıllarca binbir zorlukla bulduğum akademik makaleleri okumuş, araştırmış ve yolumu aslında belirlemiştim. Onun da Türkiye gibi aslında bir vegan cenneti olması gereken memleketteki sorunların farkında olduğunu gördüm ve zaman içinde Tarkan’ın bu seçtiğim yolda bana nasıl yardımcı olduğunu da.

Onu tanıyan herkes bilir, Tarkan’ı tanımakla öncelikle harika bir dost edinmiş olursunuz. Engin bilgisiyle ve sabırla sizin her sorunuzu yanıtlar, her konuda yardımcı olur ve bilgilendirir.

Tarkan’ın dükkânı artık “organik ve vegan” ürünler dükkânı. Bu açıdan bakarsanız, bu konuda tek dükkân. Dükkânının bir başka özelliği de (küçük bir dükkân olmasına rağmen) ürün çeşitliliği.

Tarkan’ın dükkânında neler var bir bakalım.

Gıda maddeleri:

Çay (siyah, yeşil, aromalı, bitki çayları, bitkisel bebek ve anne çayları); organik kahve (adil ticaret ürünü); organik çikolata, damla çikolata; Hindistan cevizi yağı; zeytin ve zeytinyağı ürünleri; zeytin ezmesi; bitkisel içecekler (soya, pirinç, yulaf, badem); soya pudingi; yulaf kreması; soya eti ve soya kıyması; Tofu; Tofu köftesi (falafel); Veggy Schnitzel ve köfte; reçeller; tahin; pekmez; agave; çikolata kreması; üzüm pekmezli fındık kreması; kuru meyveler; kuru yemişler; meyve cipsleri; baharatlar; Müsli; tahıl ezmeleri; tuz (deniz tuzu ve Himalaya tuzu); vegan bar; çiğ atıştırmalıklar (pizza kraker, elmalı granola vs.); ekmek (tam tahıllı); glutensiz ekmek; Kinoa pirinci; makarna; bakliyat; un; soslar; salçalar; Ajvar; humus; kahvaltılık salça; deniz yosunu; Miso; Hawaiian Spirulina; enzim karışımı (sindirim enzimleri içerir ve sorunları giderir); Probiotic blend (hazımsızlık ve gaz sorunlarını çözer, bağışıklık sistemini güçlendirir, peynir yapımında kullanılır); taze organik meyve reyonu.

Kişisel bakım ürünleri:

Cilt bakım ürünleri; aroma terapi, cilt ve vüzut bakım yağları; ıslak mendil; saç bakım ürünleri; deodorant; ağız bakım ürünleri (diş macunları, gargara, dil sıyırıcı); makyaj ürünleri; krem; nemlendirici; vücut losyonu; duş jeli; sabunlar; hijyenik ürünler (pamuk; kulak çubuğu; kadın ve bebek pedleri); anne ve bebek bakım ürünleri.

Temizlik ürünleri:

Çamaşır deterjanı (makine ve elde); sıvı ve toz bulaşık deterjanı; yer temizlik ve tuvalet temizlik malzemesi; antioksidan duş başlığı.

Aksesuar:

Himalaya tuz lambası; çay demleme aparatları; fincan; yağ lambaları; filizlendirme kavanozları; özel tuz değirmenleri.

İşte böyle zengin ve geniş bir ürün yelpazesi var Tarkan’ın dükkânının. Çok yakın bir zamanda herkese büyük bir sürpriz olacak bir ürün daha bu listeye eklenecek, onu da bu blogdan duyuracağım.

Gördüğünüz gibi illa vegan olmak gerekmiyor bu dükkândan alışveriş etmek için, aynen bu blogun okuyucusu olmak için vegan olmak gerekmediği gibi. Bilinçli insanın ilk önemli adımının doğru alışveriş olduğu tartışılmaz bir gerçek günümüzde.

1 Kasım Dünya Vegan Günü’nü kutlarken, derim ki, kendinize bir iyilik yapın, Tarkan’a uğrayın, tanışın, sohbet edin, her konuda bilgilenin, hem harika bir dost kazanın hem de gözünüz kapalı iyi alışveriş yapabileceğiniz bir yeriniz olsun.

İstanbul’da değilseniz de üzülmeyin. Tarkan tüm ürünlerini nerede olursanız olun size ulaştıracaktır.

ECOLIFE Cihangir
Organik ve Vegan Ürünler

Sıraselviler Cad., Soğancı Sok, No. 8/A
Cihangir - Beyoğlu
Istanbul

Tel: 0212 - 243 23 83

Tarkan'a Facebook'tan da ulaşabilirsiniz:


ve


Çarşamba, Ekim 17, 2012

Fırında Veggy Köfte

                                                                             


SPONSORLUĞUNDA

Malzeme:

* Veggy Köfte
* sızma zeytinyağı
* patates
* domates
* soğan
* sarımsak
* kekik
* toz biber
* deniz tuzu
* su


Hazırlanışı:



- Veggy Köfte bir tavada biraz sızma zeytinyağı ile arkalı önlü birkaç dakika kızartılır.


- Patatesler soyulmadan haşlanır, sıcakken kabukları soyulur ve yuvarlak dilimlenir. Domatesler istenilen şekilde kesilir (tercihen yuvarlak ve orta kalınlıkta). Soğanlar halka halka kesilir. En az iki diş sarımsak doğranır.

- Tüm bu malzeme bir fırın tepsisine yerleştirilir. Tuz, biber, biraz sızma zeytinyağı, su ve kekik eklenerek fırında 180 derecede 40 dakika kadar pişirilir.



Benim Tavsiyem:

* Veggy Köfteleri tavada kızartabileceğiniz gibi ızgarada da hazırlayabilirsiniz. Zaten hazır olan bu köfteleri yemek üzere hazırlamak için çok çeşitli imkanınız var.

* Veggy Köfteleri fırın tepsisine koyarken altlarına bir sıra patates koyun.

* Sarımsak en az iki diş olsun. Çok küçük doğramayın. Tepsideki suya müthiş bir tat katıyor. Su koymayı asla ihmal etmeyin, zeytinyağını da çok koymayın tepsiye.

* Soğanı ben çok koymadım ama bence bolca soğan katın, inanılmaz bir tat katıyor köftenize.

* Bu denemede sırf kekik kullandım baharat olarak ama arzu ederseniz köftenizi tepsiye yerleştirdikten sonra kimyon, kişniş, garam masala, tanduri ve tarhun gibi muhteşem baharatlarla da tatlandırabilirsiniz. Köftenin baharatsız tadı da harika ama damak zevkinize göre değişik baharatları kullanmaktan çekinmeyin.

* Patates, soğan ve domateslerinizin durumuna göre pişirme zamanı değişebilir. Benim 40 dakikama takılmayın, kendiniz kontrol edin.

* Bence bu Veggy köfteyi her şekilde kullanabilirsiniz. Aklınıza gelen şeyleri denemekten çekinmeyin.

Neden Bu Tarif?

Benim bu blogumu yalnızca vegan ve vejetaryenlerin takip etmediğini biliyorum. Hatta sıkça rastlıyorum okurlarıma ve sohbet ediyoruz. Çok da mutlu oluyorum.

Vegan ya da vejetaryen olmayan kişiler de aslında her gün bir sürü vegan tarif uyguluyor, yemek yiyor. Çok da beğeniyorlar. Özellikle Türk Mutfağı inanılmaz sayıda vegan yemek içerir. Önemli olan farkındalık.

Herkesin uygulayabileceği, hatta et yiyenler için bile çok sağlıklı bir alternatif olan bu köfteyi deneyip sizlerle
paylaşmak istedim.

Veggy çok yeni ve iyi bir marka. Yaratıcısı da bir vegan. İnci hanım. İnci hanıma söyledim ama buradan yinelemek istiyorum: Müthiş bir iş yapıyor. Büyük bir özveri ile bu zorlu piyasada bu müthiş sağlıklı ve güzel ürünü bizlere kazandırdı. Kendisine teşekkür ediyorum. Veggy'nin bir de Schnitzel'i var. Onu da en kısa zamanda deneyip sizlerle paylaşacağım. Umarım daha pek çok ürünü ile tanışma fırsatımız olur önümüzdeki zaman diliminde.

Bu ürünü mutlaka deneyin. Benim annem gibi bu konularda çok zor beğenen bir insan bile yedi ve beğendiyse bu gerçekten harika bir ürün demektir.

AFİYET OLSUN!

Ben Veggy'ye, İnci hanıma ve sevgili dostum Ecolife Tarkan'a bu güzel ürünün tarifinin sizlere ulaşması için bana sponsor olduklarından dolayı sonsuz teşekkür etmek istiyorum.

Veggy Köfte ve Schnitzel ürünlerini nereden bulabilirsiniz?

Facebook'ta 
http://www.facebook.com/VeggyTurkiye?fref=ts adresinden her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz.

Ben her zamanki gibi Ecolife Cihangir'den alıyorum ürünlerimi.

ECOLIFE Cihangir
Ekolojik ve Doğal Ürünler
Sıraselviler Cad., Soğancı Sok, No. 8/A
Cihangir - Beyoğlu
Istanbul
Tel: 0212 - 243 23 83

Ecolife ile ilgili bu blogda yazılmış eski bir yazı var. Okumak isteyenler için:


Tarkan'a Facebook'tan da ulaşabilirsiniz:


ve


Çarşamba, Haziran 06, 2012

Zeytinyağlı Bakla



Malzeme:

* 1 kg bakla
* dereotu
* maydanoz
* taze soğan
* sızma zeytinyağı
* su
* tuz
* limon
* yağlı kâğıt

Hazırlanışı:

- 1 kilo bakla yıkanır ve kenarlarındaki kılçık bölümleri keskin bir bıçakla alınır.

- Yıkanmış ve kenarları alınmış bakla, tuz ve limon karışımıyla hafif hafif ovulur ve bir süre bırakılır. Bakla siyah bir su bırakır. Bir müddet sonra bakla yıkanır ve süzülür.

- 1 demet taze soğan baklaların boyunda kesilir.

- 1 avuç dereotu ve nane incecik kesilir ve yuvarlak bir tencerenin ortasına sıkıştırılarak konur.

- Baklalar tencerenin şekline göre yan yana 2 sıra dizilir.

- Baklaların üzerine de gene 2 sıra bakla boyunda kesilmiş olan taze soğan yerleştirilir.

- Kalan baklalar karışık olarak bu özenle dizilmiş olan bakla ve soğan sıralarının üzerine konur.

- Arzuya göre sızma zeytinyağı ve tuz katılır.

- 1 kg bakla için 2 bardak kaynar su katılır.

- Sıcak suda ıslatılıp buruşturulmuş yağlı kâğıt ile baklaların üzeri hava almayacak şekilde kapatılır.

- Tencerenin kapağı kapatılıp orta seviyedeki ateşte pişirilir.

- Bakla pişince tencerenin kapağı açılır, yağlı kâğıt alınır ve soğumaya bırakılır.

- Tencerenin içine sığacak büyüklükte bir tabakla baklaların üstü kapanır ve çok hızlı bir şekilde tabağı tutarak tencere ters çevrilir ve baklalar daha büyük bir tabağa aktarılır (yukarıdaki fotoğrafta görünen şekilde çıkması için)

- Üzerine çiğden dereotu ve nane konabilir.

Neden Bu Tarif?

Yaz sofralarının en güzel yiyeceklerinden biridir bakla. Çoğu insan da önemsemez baklayı ya da sevmez. Bu tarifle denerseniz hem tadı hem de görüntüsüyle misafirlerinizi etkileyecek ve bakla sevmem diyenlerin de fikrini değiştireceksiniz.

Benim Tavsiyem:

- Zeytinyağı yetersiz kalırsa çiğden zeytinyağı katabilirsiniz üstüne piştikten sonra. Her zeytinyağlı yemekte uygulanan bu sistem baklada da epey başarılı oluyor.

- Baklanın pişip pişmediğini anlamak için ara sıra tencerenin kapağını açıp ve yağlı kâğıdı hafifçe aralayıp bakabilirsiniz.

- Yukarıdaki tarife harfiyen uymanızı tavsiye ederim, tabiî ki yuvarlak dipli bir tencereniz varsa ve baklalar yuvarlak şekilde dizilince tam olarak tencerenin dibini kaplıyorsa. Yok eğer bu mümkün değilse, dizme prosedürünü atlayarak gene tarifteki gibi uygulayın, bırakın dağınık kalsın. Fakat mümkünse bu şekilde pişirirseniz tadının yanı sıra çok etkileyici bir görüntüye de sahip olacak baklanız.

AFİYET OLSUN!